Добавить
Уведомления

GELDİM SEVGİLİ ( Şeyh Niyazi Mısri k.s. anısına) Şiir:Mehmet Özden BİÇER

Şeyh Niyazi Mısri Hazretleri, Rasülullah'a ve ehli beyte olan aşırı muhabbeti ve bazı tasavvufi görüşleri yüzünden dönemin osmanlı idaresi tarafından yanlış anlaşılıp, dönemin bazı dalkavuk, çıkarcı devlet adamları tarafından da padişaha yanlış lanse edilerek , ayağına bukağılar bağlanarak Yunanistan'ın Limmi adasına sürgün edilmiştir, bu büyük Allah dostu ve gönül insanı, ikinci Yunus EMRE diye anılan , gönül sultanını, ayağından bukağıları hiç çıkarttırmamış ve, ahrette Rasullah'ın huzuruna bu bukağılarla gitmek istediğini söylemiştir. Geldim. Sen dışında ne varsa kıyısız denizlere dökerek geldim. Dilimde dua ile, kefenimi vuslatına çeyiz bilerek geldim. Geldim. Aşkın demgahında ateşleri ıslatmak için neyim varsa yok bilerek geldim. Şems-i Tebrizi GELDİM SEVGİLİ ( Şeyh Niyazi Mısri k.s. anısına) Geldim Sevgili... Sen dışında ne varsa, kıyısı koyu olmayan denizlerin koynuna dökerek geldim, Diş biledim sensiz geçen saetlere, zamanı askıya aldım, yelkovanı ve akrebi sökerek geldim Senden gayrı ne varsa ey sevgili hayatımdan attım, gönül defterimden silerek, kefenimi vuslatına çeyiz bilerek geldim... Geldim... Aşkın demgahında ateşleri ıslatmak,göz yaşlarımı yakmak için neyim varsa yok bilerek geldim... Geldim sevgili, aşkının çığlıklarını hapsettim içime ve edep ile sesimi kısarak geldim Bana Seni hatırlatmayan,ne varsa terkettim, sana benzemeyen bütün dostlara küserek geldim. Pranga vurdular ayaklarıma, içime yılanlar saldılar, ben o yılanları kusarak geldim, Çığlık oldu isyanlarım içimde ama ben sana susarak geldim, Aşkın göz yaşları bir kızıl denize döndü, kandan , zifiri hüzünler yağdı üstüme akşamdan, geçtim şereften şandan, çıktım ben o dükkandan, yağmaladım tüm varımı,pazar eyledim, her bir karımı zarar eyledim geldim. Geldim sevgili kendime kızarak geldim,kimseye görünmeden gizlice, aşkın sınırından sızarak geldim, Yerle yeksan olup, her bir ayak üzerime basarak,Benliğimi aşkının urganında asarak geldim. Hiç çözmedim ayaklarıma vurulan bukağıları, çıkarıp atmadım pırangaları, ayaklarımda bukağılarla, pırangalarla geldim. Bir garip aşığınım, şimdi Limmi adasında,vatanımdan sürdüler. Ben bir garip bülbül idim gök yüzünde vurdular. Adımı Niyazi verdiler. Diyarım yok, sorma, benim diyarım senin gönlündür, senin tenindir ey sevgili, Benim gerçek vatanım sensin, neyim varsa işte senindir ey sevgili. Uzaklaştırmadı sürgünler beni senden, Her sürgün beni sana daha çok getirdi, her sürgün daha çok yaklaştırdı , ne uzaklık kaldı ne de yakınlık, nesafeler manasını yitirdi. Ben senin tutsağınım, Lİmmi adası değil,bana dünya sürgündür, Nerden bilsin ki bana bukağı takanlar, ayağında bukağı olmayan değil, gönlünde bukağı olmayan hürdür. Ve nerden bilsin gafiller, Senin aşıklarına her bela bir ömür ve her ölüm bir düğündür. Geldim sevgili tüm nefretleri içimden atarak, kusarak geldim Geldim sevgili sana içimdeki sesleri, çığlıkları kısarak geldim Sözlerimi bir yana attım, etkisi yok harflerin, kifayeti kalmadı kelimelerin, bu yüzden, işte sırf bu yüzden susarak geldim. Geldim... Mehmet Özden BİÇER

12+
18 просмотров
2 года назад
12+
18 просмотров
2 года назад

Şeyh Niyazi Mısri Hazretleri, Rasülullah'a ve ehli beyte olan aşırı muhabbeti ve bazı tasavvufi görüşleri yüzünden dönemin osmanlı idaresi tarafından yanlış anlaşılıp, dönemin bazı dalkavuk, çıkarcı devlet adamları tarafından da padişaha yanlış lanse edilerek , ayağına bukağılar bağlanarak Yunanistan'ın Limmi adasına sürgün edilmiştir, bu büyük Allah dostu ve gönül insanı, ikinci Yunus EMRE diye anılan , gönül sultanını, ayağından bukağıları hiç çıkarttırmamış ve, ahrette Rasullah'ın huzuruna bu bukağılarla gitmek istediğini söylemiştir. Geldim. Sen dışında ne varsa kıyısız denizlere dökerek geldim. Dilimde dua ile, kefenimi vuslatına çeyiz bilerek geldim. Geldim. Aşkın demgahında ateşleri ıslatmak için neyim varsa yok bilerek geldim. Şems-i Tebrizi GELDİM SEVGİLİ ( Şeyh Niyazi Mısri k.s. anısına) Geldim Sevgili... Sen dışında ne varsa, kıyısı koyu olmayan denizlerin koynuna dökerek geldim, Diş biledim sensiz geçen saetlere, zamanı askıya aldım, yelkovanı ve akrebi sökerek geldim Senden gayrı ne varsa ey sevgili hayatımdan attım, gönül defterimden silerek, kefenimi vuslatına çeyiz bilerek geldim... Geldim... Aşkın demgahında ateşleri ıslatmak,göz yaşlarımı yakmak için neyim varsa yok bilerek geldim... Geldim sevgili, aşkının çığlıklarını hapsettim içime ve edep ile sesimi kısarak geldim Bana Seni hatırlatmayan,ne varsa terkettim, sana benzemeyen bütün dostlara küserek geldim. Pranga vurdular ayaklarıma, içime yılanlar saldılar, ben o yılanları kusarak geldim, Çığlık oldu isyanlarım içimde ama ben sana susarak geldim, Aşkın göz yaşları bir kızıl denize döndü, kandan , zifiri hüzünler yağdı üstüme akşamdan, geçtim şereften şandan, çıktım ben o dükkandan, yağmaladım tüm varımı,pazar eyledim, her bir karımı zarar eyledim geldim. Geldim sevgili kendime kızarak geldim,kimseye görünmeden gizlice, aşkın sınırından sızarak geldim, Yerle yeksan olup, her bir ayak üzerime basarak,Benliğimi aşkının urganında asarak geldim. Hiç çözmedim ayaklarıma vurulan bukağıları, çıkarıp atmadım pırangaları, ayaklarımda bukağılarla, pırangalarla geldim. Bir garip aşığınım, şimdi Limmi adasında,vatanımdan sürdüler. Ben bir garip bülbül idim gök yüzünde vurdular. Adımı Niyazi verdiler. Diyarım yok, sorma, benim diyarım senin gönlündür, senin tenindir ey sevgili, Benim gerçek vatanım sensin, neyim varsa işte senindir ey sevgili. Uzaklaştırmadı sürgünler beni senden, Her sürgün beni sana daha çok getirdi, her sürgün daha çok yaklaştırdı , ne uzaklık kaldı ne de yakınlık, nesafeler manasını yitirdi. Ben senin tutsağınım, Lİmmi adası değil,bana dünya sürgündür, Nerden bilsin ki bana bukağı takanlar, ayağında bukağı olmayan değil, gönlünde bukağı olmayan hürdür. Ve nerden bilsin gafiller, Senin aşıklarına her bela bir ömür ve her ölüm bir düğündür. Geldim sevgili tüm nefretleri içimden atarak, kusarak geldim Geldim sevgili sana içimdeki sesleri, çığlıkları kısarak geldim Sözlerimi bir yana attım, etkisi yok harflerin, kifayeti kalmadı kelimelerin, bu yüzden, işte sırf bu yüzden susarak geldim. Geldim... Mehmet Özden BİÇER

, чтобы оставлять комментарии